İsmailağa : Kriminal Cemaat
Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başsavcının makam odasının basılarak tutuklanmasına neden olan sürecin odağında yer alan İsmailağa cemaati, bugüne değin hem cinayet hem de linçle anıldı.
Cemaatin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu, İskenderpaşa cematinin lideri Mehmet Zahit Kotku’nun 1980 yılında ölümüne kadar yanında yer aldı. Nakşibendi tarikatının bir kolu olan İskenderpaşa liderinin müritleri arasında Necmettin Erbakan ve Turgut Özal gibi isimler de yer aldı. Kotku’nun yerine damadı Esat Coşan geçince Ustaosmanoğu da kendi “yolunu” çizmeye başladı. Uzun yıllar imamlık yaptığı İsmailağa Camisi nedeniyle grup, İsmailağa cemaati adını aldı. Cemaat İstanbul Fatih’te Türkiye’nin en dikkat çeken radikal İslami gettosunu oluşturdu. Cemaatin önde gelen bazı isimlerinin Salih Mirzabeyoğlu liderliğindeki İBDA-C ile birlikte hareket ettiği de biliniyor.
Tarikatları din sömürüsü olarak değerlendiren Üsküdar Müftüsü Hasan Ali Ünal’ın eleştirilerinin odağında İsmailağa cemaati de yer aldı. Çünkü müftü Ünal görev yaptığı Üsküdar ve çevresinde cemaatin hâkimiyetini kırmaya ve güçlenmesini engellemeye çalışmıştı. Cemaat lideri Ustaosmanoğlu, Üsküdar bölgesindeki camilerde cemaate vaaz vermek isteminde bulunmuş, ancak Ünal bu isteğe olumsuz yanıt vermişti. Ustaosmanoğlu, Üsküdar müftüsü Ünal hakkında dövülmesinin caiz olduğu fetvasını da çıkarmıştı. “Dayaktan anlamayan” müftü kısa bir süre sonra bir inşaatta kafasına beş kurşun sıkılarak öldürülmüş halde bulundu. Olayın ilk şüphelisi, İsmailağa cemaatinin şeyhi Ustaosmanoğlu oldu. Gözaltına alınan Ustaosmanoğlu, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Dava, İstanbul 1 No’lu Sıkıyönetim Mahkemesi’nde aralarında Mahmut Hoca’nın da bulunduğu 7 kişi hakkında idam cezası istemiyle başladı. Askeri savcı, sanıklar Ustaosmanoğlu, Ömer Arlı, Turgay Taş, Abbas Çelik, Ahmet Vanlıoğlu, Ahmet Özer, İmdat Kaya ve İran’a kaçan Hamza Akdağ’ın Üsküdar müftüsü Hasan Ali Ünal’ın engellenmesi amacıyla Fatih’teki İsmailağa Camisi’nde toplantı yaptıklarını anlatıyordu. Sanıklardan biri Sultanbeyli Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’nde çalışan İmdat Kaya’ydı. Kaya, “Çankaya-Ezankaya” tartışmasını başlatan kişi olarak cemaat içinde hızla sivrilmişti. Cinayetin işlendiği dönemde Ümraniye Camisi’nde imamlık yapıyordu. Dava sonucunda Mahmut Hoca beraat etti. Ömer Arlı 30 yıl ağır hapis cezasına mahkûm oldu. Arlı, 1999 yılında afla çıktı ama bir süre sonra da kızıyla başka bir Kuran kursu öğrencisi kızı öldürdü.
Damadı da öldürüldü
Cemaat lideri Ustaosmanoğlu’nun Fatih Çukurbostan Camisi’nde imamlık yapan damadı Hızır Ali Muratoğlu da 17 Mayıs 1998 tarihinde İsmailağa Camii’nde sohbet sırasında uğradığı silahlı saldırıda yedi kurşunla öldürüldü. Muratoğlu’nun cemaat içi hesaplaşmalar yüzünden öldürüldüğü iddia edildi. Ustaosmanoğlu’nun yaşlanıp hastalanmasından sonra cemaat içinde etkinliğini arttıran Cüppeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün babası Yusuf Ünlü ise 18 Haziran 2001’de İsmailağa Camisi’ne giderken yolda silahlı saldırıya uğrayarak, bacaklarından yaralandı.
3 Eylül 2006 tarihinde İsmailağa cemaati yine bir cinayet ve linçle Türkiye gündeminin ilk sırasına yerleşti. Ustaosmanoğlu’nun sağ kolu olarak bilinen emekli imam Bayram Ali Öztürk, sabah namazının ardından Mustafa Erdal adlı kişi tarafından cemaatin önünde bıçaklanarak öldürüldü. Erdal ise hemen orada cemaat tarafından linç edildi.




del.icio.us
Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin