Örümcek Kafa - Hikmet ÇETİNKAYA
Türkiye’yi ortaçağın karanlığına götürmek isteyenlerin maskelerini yıllar önce indirmiştik...
Tarikat şehylerinin, din bezirgânlarının devletin en duyarlı kurumlarını nasıl ele geçirdiklerini, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda nasıl örgütlendiklerini yazmıştık.
Hem de belgeleriyle!
Fethullahçıların Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, polis örgütüne nasıl sızdıklarını anlatmıştık.
Ortaçağın karanlık kafası şimdi TÜBİTAK’ta.
TÜBİTAK yönetimi Darwin’i kapak yapan Bilim Teknik dergisine sansür uyguluyor.
Biz bu kafayı biliriz...
Ortaçağ’ın karanlığına gömülü bu düşünce Laik Demokratik Cumhuriyet’in tüm kurum ve kuruluşlarında önemli koltuklarda oturuyor.
Bunlar kadın eli sıkmazlar!
Bunlar Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nı, Aydınlanma Devrimi’ni içlerine sindiremezler.
Bunlar milletvekili olur, bakan olur, müsteşar olur, vali, kaymakam, polis müdürü, savcı ve yargıç olur!
Öğretmen olur, devlet ihalesiyle paraya para demeyen müteahhit olur!
TÜBİTAK’taki “bilim kurulu” mudur yoksa fetva veren “din kurumu” mu!
Molla mı, hoca mı, Nakşi şeyhi mi?
Tüm dünyaya rezil olan ve AB kapısında bekleyen bir Türkiye!
***
Evrim teorisi bilimin ortaya koyduğu en önemli düşüncelerden birisidir.
Evrim teorisi evrenseldir, tüm kültürlerarası sınırları aşar.
İngiltere Kraliyet Akademisi Başkanı Lord Martin Rees’in açıkladığı gibi, tüm bilim insanlarının kabul ettiği evrenin olağanüstü evrimsel yaşamöyküsünü ellerinin tersiyle iten yobazlar, kültürel yozlaşmanın mimarı oldular Türkiye’de.
Bilim insanlık içindir.
Daha güzel bir dünya, daha mutlu bir yaşam içindir!
Evrim dünyanın ortak kültürüdür; bir başka deyişle evrenseldir.
Din ayrı bir konu, Darwin ayrı bir konudur.
Yobazlar gerçeklerle karşılaşmak istemezler...
Onların örümceklenmiş beyinleri, ortak kültürü, evrensel değerleri kavrayamaz.
Bugün Türkiye’de asıl sıkıntı bu!
Bir bilim insanı, Darwin’i sansür edebilir mi?
Etmez!
Türkiye’de TÜBİTAK yönetiminin çağdaş bilimle, düşünceyle uzaktan yakından ilgisi yoktur!
Evrim teorisine inanmak bir yana, tahammül bile edemez bu kafalar!
Cinci hocalara “içlerindeki cini çıkartan” düşünce, bunların yaşam felsefesidir.
Ortaçağ’ın karanlığında görülen bu kafalar 2009 Türkiyesi’nde TÜBİTAK’ın Bilim Kurulu’nu oluşturmuştur.
Bir bilim düşmanlığıyla karşı karşıyayız!
Susmamamız gerekiyor!
Ülkenin çağdaş aydınlık insanlarının ayağa kalkıp, demokratik mücadeleyi yükseltmeleri gerekiyor.
Yoksul ve eğitimsiz halkımızı “hamasi nutuklarla”, gıda torbalarıyla, kalitesiz kömürle kandırıp oy avcılığına çıkanlara artık “dur” dememiz gerekiyor.
Tüm Avrupa alay ediyor Türkiye’yle...
Bakın, Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık, çağdaş ülkesi ne hale geldi...
Din bezirgânları, tarikat şeyhleri ve Ortaçağ kafasındaki sözde bilim insanları!
Bilim nerede onlar nerede?
Acı ama gerçek bu!
***
Tarikat şeyhlerinin müritlerinin eline geçmiş TÜBİTAK!
Devletin en duyarlı kurum ve kuruluşları onların elinde!
Okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde öğretmenler öğrencilere cennetin anahtarını dağıtıyor, ölümü tatmanın güzelliğini körpe beyinlere işliyor.
Bizim solcular, sosyalistler ise birbirlerini yiyor!
UNESCO 2009’u “Darwin Yılı” olarak açıkladı.
TÜBİTAK’ın tarikatçı tosuncukları ise Darwin’i bir çırpıda silip atıyor!
Yazımın sonlarına gelirken aklıma bir soru geliyor:
“Erdal İnönü yaşasaydı bu olup bitenlere ne derdi?”
Üniversitelerden gelen tepkiler...
Nedense Bilkent ve Boğaziçi Üniversitesi’nden ses yok.
Fethullah Gülen konuşursa onlar da konuşacak!
TÜBİTAK üyelerine gelince...
Onlar hâlâ bilimin Tanrı’nın varlığını sorguladığını sanıyorlar.
Tıpkı Ortaçağ’daki kafalar gibi...
Yakın bir gelecekte “cadı avı”na başlarlarsa hiç şaşırmayın!
***
Ümit Zileli’nin Tatlıses Radyo’da dört yıldır Mustafa Balbay’la birlikte sürdürdükleri program kaldırılmış.
RTÜK Bölge Müdürü Tatlıses Radyo’ya baskı yapmış...
Ne demeli? Bir düşünce ne zamandan beri suç oluyor; yayın kaldırılıyor?
12 Eylül faşist askeri darbesi sonrasını anımsatıyor insana!




del.icio.us
Digg

Yorumlar (2 Yorum Eklendi):
Yorumunuzu Ekleyin